Chat Sohbet Odaları

Sürekli Cinsel İlişki Yaşamanın Zararı Var mı?

 

İlişkinin ilk dönemlerinde çoğunlukla her gün cinsellik yaşanmaktadır, sonrasında yavaş yavaş sıklığı düşer. Bazı çiftlerde ise her gün cinsellik devam edebilir. Peki her gün cinsel ilişki yaşamanın sakıncaları var mı? Psikiyatrist/Psikoterapist Yrd. Doç. Dr. Rıdvan Üney açıkladı.

 

Her gün cinselliğin sakıncaları:

1. Eşlerden birinin bu konuda isteksiz olması, aralarındaki çatışmayı artırır.

2. Aşırı cinsellik çiftin sosyal yaşamını sınırlandırabilir.

3. Aşırı cinsel istek durumlarında uygunsuz partner ilişkileri artabilir. Bu da çeşitli cinsellikle bulaşan hastalıklara yakalanma riskini artırır.

4. Eşlerden birinin aşırı cinsel isteği, diğerinde cinsel isteksizlik riskini oluşturabilir.

5. Bazı çiftler için bir sorun çözme yöntemi şekline dönüşebilir. Bu durum sorunun çözümünün ertelenmesine neden olabilir.

6. Kadının adet dönemlerinde tartışmalara neden olabilir.

7. Cinselliğin olamadığı günlerde kişiler sıkıntı yaşayabilirler.

8. Bazı kişilerde yorgunluğa neden olabilir.

9. Cinselliğin sıklıkla gece yaşanmasından dolayı, zaman zaman uyku sorunu yaşanmasına neden olabilir.

10. Doğal olarak, zaman zaman cinsel sorun yaşayabilirler. Bu durum çiftte ciddi hayal kırıklığı yaratabilir.

Cinsellikte önemli olan çiftin sorunları konuşabilmesidir. Bu sayede sorun olan ve çözülemeyen durumlarda yardım almaları ve mutlu bir cinsellik yaşamaları daha kolaylaşabilecektir.

“Mevsim değişiklikleri enerjimizi, uykumuzu, ruh halimizi hatta beslenme düzenimizi bile etkiliyor. Peki ya cinsellik? Mevsimlerin cinsel istek üzerinde bir etkisi var mı?”

Libidoda mevsimsel değişiklikler

Yaz, insanların yılın diğer zamanlarından daha heyecanlı hissettiği oldukça ‘sıcak’ bir mevsimdir. Yaz aylarında daha fazla sosyallik ve daha fazla tatilin yanında saha fazla seks olacağı da düşünülür. Ancak hormon değişimlerine baktığımızda yaz, cinsel isteğin azaldığı bir mevsimdir.

Erkekler ve kadınlarda testosteron üzerine yapılan bir çalışmada araştırmacılar, iki tarafın da yaz aylarında  testosteron seviyelerinde düşüş olduğunu ortaya koydu. Aynı çalışmada kadın ve erkeklerin testosteron seviyelerinin sonbaharda, yaz aylarının aksine ciddi bir artış yaşadığı da bulundu.

Sadece erkekler üzerinde yapılan ikinci bir çalışma, ekim ve kasım aylarında testosteron seviyelerinde zirve yaşandığı tespit edildi. Yani çiftler için cinsel isteğin zirve yaptığı dönem sonbahar ayları olarak belirlendi.

Bazı araştırmalar soğuk kış aylarında erkeklerin cinsel isteklerinin azaldığını söylerken başka bir araştırma sonucuna göre ise erkekler soğuk aylarda kadının bedenini daha çekici buluyor.

Libidoyu arttırmanın bazı basit yolları

Tüm bunların ötesinde Covid-19 salgını, hayatımızda her şeyi olduğu gibi yatak odalarımızı da etkiledi. Stres, endişe ve korku kişilerin cinsel isteğinin azalmasına, depresyona girmesine neden oldu.

Neyse ki, libidonuzu ve testosteron seviyelerini artırmak için yapabileceğiniz pek çok şey var. Bunlardan bir tanesini beslenme rutininize göz atmak ve sorun varsa düzenlemek. Mesela avokado ve somon gibi doğal yağlar bakımından zengin besinler tüketmek hormonları dengelemeye yardımcı olur ve libidoyu da arttırır.

Egzersiz yapmak cinsel isteği arttırmanın en iyi yollarından biridir. Hele ki partneriniz ile beraber spor yapma şansınız varsa şahane!

Düşük libidonun sebebi psikolojik sebepler de olabilir. İlişkinizde mutsuz musunuz? Sorun partneriniz mi? Kendi içinizde mi sorunlar yaşıyorsunuz? Bunları bir uzmana danışarak çözebilir, kendiniz için doğru olanı bulabilirsiniz.

“İstek ve arzuyla yapılan seks sizi ateşli ve harika hissettirmeli öyle değil mi? Fakat Postkoital disfori yani cinsel kimlik bozukluğu; seksten sonra hem erkekleri hem de kadınları üzgün, kızgın ve endişeli hissettirir. Postkoital disfori; insanları seksten sonra depresif ve endişeli hissettiren inanılmaz derecede yaygın, ancak çok az araştırılmış bir sendromdur.”

2015’te 230 kadın üzerinde yapılan araştırmada yüzde 46’sı en az hayatları boyunca bir kere seksten sonra üzgün hissettiğini belirtmiş. Bu araştırmaya katılan cinsel olarak aktif genç kadınların neredeyse yarısının, seksin kendisi harika olsa ve hatta seks sadece mastürbasyon olsa bile, seks sonrası melankolik, endişeli, kızgın, depresif veya agresif hissettikleri anlamına geliyor.

Araştırma sonunda insanların bu duyguyu “öfke veya utanç deneyimi” ve “benlik kaybı” olarak tanımladığını söyledi. New York Times’da postkoital disforiyle ilgili bir haberde alıntılanan 20 yaşındaki bir adam deneyimini “yaklaşık bir gün boyunca kelimenin tam anlamıyla sancılı ve depresif” olarak nitelendirdi. Ancak ortaya çıkan gerçekten yaygın bir tanım; kendi bedeninizde kendinizi yersiz hissetmekti. Bu duygulara her zaman gözyaşları eşlik etmez ve bazen hisler olmadan gözyaşları olur. Her iki durum da eşit derecede kafa karıştırıcıdır, ancak hiçbiri sizi izole hissettirmemelidir.

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?


Mobil Sohbet Siteleri

Yazılımcılarımız tarafından kullanıcılarına kolay ve kullanışlı bir sohbet arayüzü sunmak için geliştirilmiş olan sohbet uygulamamızı sizde akıllı telefonlarınız üzerinden kullanabilir mobil sohbet odaları üzerinde chat yapabilirsiniz.

Play Store Üzerinden App Store Üzerinden